17 Nisan 2013 Çarşamba

senin hikayen


Ne ameliyatın pahalı maliyeti ne de kesik kesik zorla aldığı nefes… hiçbir şeyin zorluğunu bu kadar hissetmemişti.. O kadar ki 10 yıldır ayrı kaldığı eski aşkına geri dönmüştü.. Bir nefes daha cekti sigarasından paltosunun içine doğru iyice büzüşerek… Ölümü düşünüyordu. Ölmeyi. Ölmek bu kadar da kolay mıydı gerçekten?
 O kadar hızlı koşmuştu ki yüzünde eski günlerini hatırlatan o ufak tebessüm belirdi birden .. Garipti belki . Ama gerçekti. Zaten hayatı bu ve bunun gibi çok gariplikle geçiyordu diğer insanlara göre..
Kendince yaşayan bir insandı. 20lerini hatırladı. Ne güzel planları vardı 20sinde.. Ta ki o büyük yıkıma kadar. Hayatında kilometretaşı olarak gösterebileceği tek şey bir yıkımdı. O gün.. O günü düşündü. Ne kadar da mutluydu halbuki. Belki de hayatı kimsenin göremediği gibi görmesini , hissetmesini sağlayan o olaydan yalnızca birkaç dakika önce baba olacağı haberini almıştı. Cebindeki tüm bozuklukları mendil satan bi çocuğa vermişti.Varsın tüm parası onun olsundu. Çocuk olan oydu o gün. Çocuklar gibi şen, çocuklar kadar kaygısızdı. Kimse mutluluğunu alamazdı elinden kimse . Kendisi bile.. Sonra ne olduysa oldu…
Birden bıraktı kendini boşluğa .. Ne onu vazgeçirmeye çalışan insanların çığlıkları ne de gittikçe yaklaşan ölüm..  Duymuyordu kimseyi. Hissetmiyordu gittikçe yaklaşan denizin soğuğunu. Sadece anılar diye düşündü .. Belki de anılardı gerçek olanlar.. Kim olduğun değil nasıl hissettiğin değil miydi zaten önemli olan?  Gözlerini sıkıca kapadı.. Uyandığında ise içinden “Yine başaramadım “ diye geçiriyordu. Aslında yabancı değildi bu duyguya .. Kendini sürekli hayalkırıklığına uğrattığı zaten bir gerçekken ölüm ona bir çıkış yolu gibi görünmüştü… Ölmeyi becerememişti ya ancak yaşamak için de bir neden olduğu gerçeği ona hiç yakın gelmiyordu .. Ta ki başucunda kambur vaziyette uyuyakalmış 40 yaşlarında o eskii dostu görene kadar..
Gerçek miydi? Yalnızca gördüğüne inanmak isteyen biri için ne kadar gerçekse o da o kadar gerçekti.. Derken birden irkildi ve gözlerini açtı.. Her şey bir rüyadan mı ibaretti yani? Baş ucunda duran yarı dolu bardaktan bir yudum daha içip kendini kaderin kollarına bıraktı ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder